“Ruhum yaşlı” diyenlerin beyni risk altında!

“Ruhum yaşlı” diyenlerin beyni risk altında!
1 Ekim 2018 tarihinde eklendi, 72 kez okundu.

Uzun süreli Tükenmişlik Sendromu ve depresyon bunamaya yol açabilir!

Her organ gibi, beyinde de yaşlanma görülüyor. “Ruh” denilen varlığı yaratan organ ise; beyin. Ruhun yaşlanmasının, aynı zamanda beynin yaşlanması olduğunu belirten uzmanlar, “‘Ruhum yaşlı’ diyen gençlerin beyni risk altında olabilir” uyarısında bulunuyor. Uzmanlara göre, uzun süreli yaşanan Tükenmişlik Sendromu ve depresyonun bunamaya neden olabilir.

Her yıl 1 Ekim tarihi, Dünya Yaşlılar Günü olarak anılıyor. Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Beyin Hastanesi Nöroloji Uzmanı Doç. Dr. Barış Metin, yaşlanmaya dair önemli değerlendirmelerde bulundu.

Ruh ve beyin, birbirinden bağımsız değil!

“Ruh ile beyni birbirinden ayırmamak gerekir” diyen Doç. Dr. Barış Metin, “Ruh dediğimiz şeyi yaratan organ aslında beyindir. Yani ruhun yaşlanması, aynı zamanda beynin yaşlanmasıdır. Bu nedenle ruhum yaşlı diyen gençlerin beyni de risk altında olabilir. Bu gibi durumlar genelde Tükenmişlik Sendromu ve depresyon denilen hastalıklarda görülür. Bu durumlarda kişideki tükenme hissine ek olarak beyin de hızlı yaşlanır. Sinir hücreleri yani nöronların sayısı hızlıca azalır. Tükenmişlik ve depresyon uzun süreli olursa demans yani bunamaya da neden olabilir” uyarısında bulundu.

Depresyon ve madde kullanımı, beyinde yaşlanmayı hızlandırıyor

Beyinde yaşlanmayı hızlandıran ve yavaşlatan çeşitli faktörler olduğunu ifade eden Doç. Dr. Barış Metin, şunları söyledi: “Beyinde yaşlanmayı hızlandıran faktörlerin başında; depresyon, bunamalar ve bağımlılık yapıcı toksik maddeler gelir. Bu hastalıkları olan ve toksik madde kullanan bireylerin beyninde daha hızlı yaşlanma ve küçülme görülür. Beyin nöronları sağlıklı bireylere göre daha hızlı ölür, beynin hacmi azalır ve içindeki sıvı miktarı artar. Yaptığımız bir çalışmada bağımlılık yapıcı madde kullanan bireylerin beyinlerinin sağlıklı bireylere göre çok daha küçülmüş olduğunu bulduk. Beyni yaşlanmaktan koruyan faktörlerse kendini iyi hissetme, keyif alınan işler yapma, mutlu olma duygusu ve egzersizdir. Beynini sağlıklı aktivitelerde sürekli kullanan bireylerin beyni genç kalmaktadır. Spor yapan bireylerin beyinleri de yapmayanlara göre daha sağlıklı ve büyük olur.”

“Beyin hacminin küçülmesi, fonksiyon azalması anlamına gelmez”

Yaşlandıkça beynimizde önemli değişiklikler meydana geldiğini belirten Doç. Dr. Barış Metin, “Bu değişiklikler genelde beynin fonksiyonlarında azalma şeklinde bilinir. Aslında tam olarak böyle değildir. Yaşlandıkça beynin hızlı karar verme ve bellek gibi fonksiyonlarında azalma olurken, mantık yürütme, analiz etme ve bunlara bağlı karar verebilme yetenekleri artar. Beyin yapısına baktığımız zaman yaşlanmayla birlikte bir miktar küçülmeden söz edilebilir. Ancak hacimce küçülme her zaman fonksiyon azalması anlamına gelmez. Beyin fonksiyonunu belirleyen ana etmen sinaps yani nöronlar arası bağlantı sayısıdır. Sağlıklı yaşlanmada beyin nöronlarını kaybederken sinaps’lar yoluyla tecrübe kazanır ve öğrenir. Yaşlandıkça öğrenme sanıldığı gibi durmaz. Beyin her yaşta yeni sinaps yapabilme özelliğine sahiptir” diye konuştu.

Sağlıklı beyin yaşlanmasından korkmayın!

Nöroloji uzmanı Doç. Dr. Barış Metin, “Bütün organlarımız gibi beyinde de yaşlanma görülür. Ancak beyin yaşlanmasının normal yaşlanma ve anormal yaşlanma olarak iki tipi vardır” diyerek sözlerini şöyle tamamladı: “Normal yaşlanmada beyinde hücre (nöron)  sayısı azalır. Ancak bu azalma fonksiyonlarda kayba neden olmaz. Yani beyin kendine yetecek kadar nöron ve sinapsı korur. Anormal yaşlanma ise bunama gibi nörodejeneratif hastalıklarda görülür. Bu hastalıklarda nöron sayısı çok hızlı azalır. Bu durum da kişinin bellek, dikkat gibi yaşamını idame ettirmesine yarayan fonksiyonlarında ciddi kayıplara neden olur. Sağlıklı beyin yaşlanması korkulacak bir durum değildir. Yaşlandıkça bazı fonksiyonlarımızın eskiye göre daha zayıf olması doğal bir süreçtir.

Depresyon hastalığından korunun!

Öncelikle yaşamdan beklentimiz, hayallerimiz, umutlarımız, ideallerimizin olması, yakınlarımızla birlikte mutlu bir yaşam sürmemiz, kaliteli sosyal ilişkiler kurmamız, çalışmamız ama gerektiğinde dinlenmeyi bilmemiz bizi beyin yaşlanmasına karşı korur. Beyin yaşlanmasını hızlandıran depresyon hastalığından özellikle korunmalı ve varsa bir uzmana başvurmalıyız. Sağlıklı beslenme, tek tip beslenmeden kaçınma beynimizi korur. Bunun yanında fiziksel egzersiz ve spor da beyni yaşlanmaktan kurtarır.”

Etiketler:

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Sayfa başına git