En popüler diyet: Taş Devri Diyeti!

En popüler diyet: Taş Devri Diyeti!
14 Kasım 2014 tarihinde eklendi, 2.273 kez okundu.

Taş Devri Diyeti ile hem kilolarınızdan kurtulun hem de sağlıklı olun!

Son dönemde dünyada trend olan Paleo Diyeti diye de bilinen Taş Devri Diyeti, 10 bin sene önce atalarımızın yaptığı gibi bitki ve vahşi hayvan etinin yenmesi esas olan bir beslenme programı. Uzmanlar, değişikliğe uğramış olsa da vücudumuzun genetik olarak atalarımız gibi yemeye programlı olduğunu savunuyor. Bu diyetin kalp ve damar hastalıkları, yüksek tansiyon, enfeksiyon gibi hastalık risklerini düşürüyor ve aynı zamanda sağlıklı kilo vermenizi sağlıyor.

Her diyette olduğu gibi Taş Devri Diyetinde de mutlaka doktorunuza danışmadan uygulamayın!

taş-devri (3)

Prof. Dr. Ahmet Aydın’ın hazırlamış olduğu öneriler listesini sizlerle paylaşacağız. İşte Taş Devri Diyetinde uymanız gereken öneriler;

En önemli dikkat unsuru! Üç beyaz (tuz, şeker ve un) yasak ya da çok azaltılmalıdır !
Etler: Yağsız olmayacak, fazla pişirilmeyecek. Hormonsuz beslenen yani yemlenen değil, otlayan hayvan eti ve köyde doğal beslenen kümes hayvanları tercih edilecek. Sucuk, kavurma, pastırma yiyebilirsiniz.

Sakatat: Karaciğer, böbrek, yürek, kokoreç, işkembe yiyebilirsiniz rahatlıkla.

Balık: Ağır metal zehirlenmesi riskini azaltmak için küçük balıklar tercih edilmeli, balık çiftliği balıkları tercih edilmemeli.

Yumurta: Köy yumurtası tercih edilmeli. Günde 1-4 adet yenilebilir. Tercih sırasına göre çiğ (mikroplu olmadığından eminseniz!), rafadan, haşlanmış,  kızartma (mümkünse yenmemeli, yenilecekse, zeytinyağında ya da fındık yağında ya da tereyağında yapılmalı ve önce akı pişirilmeli, sarısı ayrıca çiğ olarak eklenmeli).

Sebzeler ve yeşil yapraklılar: Her çeşidi yenilebilir, çiğ tüketilmeli. Doğal yetiştikleri için yabani otlar (ebegümeci, kuzukulağı, ısırgan otu, semizotu, labada vb) tüketin.

Patates: yüksek şeker içerdiğinden yemeyin!

Sarımsak: En önemli antioksidanlardan biri. Her gün en az iki diş yenilmeli.

Soğan: En az sarımsak kadar değerli.

Zeytin: Mümkün olduğunca tuzu çıkartılmalı. Daha çok yeşil zeytin tercih edilmeli.

Meyveler: Kayısı, üzüm, muz, gibi şeker içeriği yüksek meyveler sınırlı yenmeli. Az şekerli meyveler daha çok yenilebilir. Üzüm çekirdeği ve kabuğu, çilek, yaban mersini, kızılcık gibi meyveler çok yüksek antioksidan etkilere sahip.

Süt ve süt ürünleri: Köy ya da mandıra sütü tercih edilmeli. İmkan yoksa pastörize günlük şişe sütü kullanılabilir. Kaymak bağlamayan, ekşimeyen süt ya da yoğurt doğal değildir. Sütten çok mayalanmış süt ürünleri (tam yağlı yoğurt, tam yağlı peynir) tercih edilmeli. Kefir çok yararlı!

Baklagiller: (Nohut, fasulye, mercimek, bezelye, börülce vb) haftada 2-3 kereden fazla yenmemeli (12 saatte bir suyu değiştirilmek üzere 48 saat suda bekletilmeli, ve ağır ateşte (mümkünse güveçte) pişirilmeli.

Kabuklu kuruyemişler (ceviz, fındık, fıstık, ayçiçeği, kabak çekirdeği, badem vb). Günde 1-2 avuç (25-50 gram kadar) oldukça yararlı. Çiğ ve az tuzlu olanı tercih edilmeli.

Yağlar: Yağ kısıtlaması vücut için zararlıdır. Sanılanın aksine yağı az, dolayısıyla şekeri fazla yiyecekler insanları daha çok acıktırır ve daha çok şişmanlatır!

Margarin kesinlikle yasak!

Tohumlu sıvı yağlar (ay çiçek yağı, pamuk yağı, mısırözü yağı, soya vb.): Kullanılmamalı ya da çok az kullanılmalı.

Zeytinyağı:mükemmel! Halis sızma olanlar tercih edilmeli. Riviera ikinci seçenektir.

Tereyağı: Mükemmel! Mümkünse otlayan hayvanların yağı(köy tereyağı).

Kuyruk ve iç yağı: Tereyağı gibi yararlı

Balıkyağı: Hayat iksiri! Büyük ölçüde omega-3 yağ asidi içeriyor. Bebeğinden, hamilesinden, gencine ve yaşlısına kadar herkes kullanmalı. Günde en az 1-2 kapsül (0.5-1 gr).

Keten tohumu: Balık yağından sonra ikinci önemli omega-3 kaynağı. Önce hafifçe kavurun ve kahve değirmeninde öğüttükten sonra günde 2-3 tatlı kaşığı yemeklere, yoğurda veya salatalara serpin.

Kızartmalar: Vücut hücrelerini paslandırdığı için zararlı. İllaki yenilecekse tereyağı, zeytinyağı, veya fındık yağı ile yapılmalı. Kızartmaların zararlı etkilerini azaltmak istiyorsanız yanında sarımsaklı yoğurt ve yeşillik yiyin.

Tahıllar ve unlu gıdalar: Hızlı emilen şeker miktarları yüksek olduğu için insülin direncini arttırırlar. Bu nedenle ekmek, bulgur, mısır, çavdar, makarna, pirinç vb. gibi tahıllar ve bunlar ile yapılan yemekler ve hamur işleri yenmemeli ya da iyice azaltılmalıdır. Diyete adapte olmada güçlük çekenler kısa bir süre için tam buğday ekmeği (köy ekmeği), kepek ekmeği, çavdar ekmeği, yulaf ekmeği ve bulgur yiyebilirler.

Çaylar: Hepsi çok yararlı. Şekersiz içilecek!

Kahve: Tamamen yasak olmamakla birlikte sınırlı içilmeli. Türk kahvesi tercih edilmeli (şekersiz ya da az şekerli)..

Turşular: Oldukça yararlı. Tuzunu azaltın (turşu kurarken tuz yerine limon tuzu, askorbik asit ya da sirke kullanın). Sirke (özellikle halis üzüm sirkesi), nar ekşisi, şalgam suyu ve meyankökü suyu faydalı mikroplar (probiyotikler) açısından çok yararlı.

Tuz: Yiyeceklerin içinde doğal olarak bulunan tuz vücudumuzun ihtiyacını karşılar. Tencere yemekleri içine az miktarda tuz katılabilir. Yemeklerin ve salataların üzerine tuz serpmeyin.

Baharatlar: İçerdikleri vitamin, mineraller ve antioksidanlar (vücudun pasını sökücü) açısından oldukça yararlıdır.

Şekerler: Rafine şekerler (çay şekeri, früktoz vb) ve bunlarla yapılan yiyecekler (pasta, bisküviler, gofretler, baklava, revani, kadayıf vb) yasaktır.

Çikolata: Haftada bir kere orta boy, sütsüz (bitter) ve kaliteli çikolata yenilebilir.

Bal: Halis ise şifa verir. Günde bir iki çay kaşığı yenilebilir. Reçel aşırı şeker içerdiğinden yenilmemelidir.Fazla olmamak koşulu ile meyvelerin kendi şekeri ile yapılan pekmez yenilebilir.

Meşrubat: Her türlüsü yasak. Evde yapılan taze meyve suyu (posası ile birlikte) içilebilir. Meşrubat olarak ayran, kefir, boza, şalgam suyu veya meyan kökü suyu için.

Su: Günde 6-8 bardak su için. İdrarınız koyu ise yeteri kadar su içmiyorsunuz demektir. İçtiğiniz su aşırı soğuk olmasın. Kaynak suyunu için. Şebeke suyunu mümkünse içmeyin (klorlu !).

Taş Devri Diyetinde yemekleri nasıl pişirmeliyiz?

Yemekler kendi suyunda ağır ağır pişirilmeli (buğulama ve güveçte pişirme tercih edilmeli). Hızlı pişirme yöntemleri (kızartma, ızgara, mikrodalga gibi) sakıncalıdır. Toprak kap, çelik kap ya da kalaylı bakır kapları tercih edin. Teflon ve alüminyum kap kullanmayın.Sıcak yemekleri alüminuyum folyo ve streç içinde saklamayın.

Dondurulmuş yiyecekleri fazla tüketmeyin. Konserve yiyecekleri ise mümkünse hiç yemeyin.
Ne kadar sıklıkla yemek yemeliyiz?

Diyet başlangıcında, kan şekeri düşebileceği için daha sık yemeli. 1-2 hafta içinde insülininiz terbiye olur ve günde 3 öğün yemek (çocuklar için 4-5 öğün) yeterli olur.

Lokmaları iyice çiğneyin! Sabah kahvaltılarını kuvvetli yapın; akşam yemeği hafif olsun.

Yemek miktarlarını yaklaşık şöyle bölümleyin. Sabah :(3), öğle:(2), akşam: (1) ya da Sabah (2), kuşluk (1). Öğle(1), ikindi (1), akşam:(1).

19.00-20.00’den sonra mümkünse yemek yemeyin, Tok karnına uyumayın.

Herhangi bir yiyeceği yedikten 0.5-2 saat sonra o yiyecek midenizi bulanıyor, karnınızı ağrıtıyor, rahatsızlık hissi uyandırıyorsa, yorgunluk hissetmenize yol açıyorsa ya da karnınızı çok çabuk acıktırıyorsa (şeker düşüklüğü !) o yiyeceği azaltın ya da hiç yemeyin (Vücudunuzun sesini dinleyin !)

Etiketler:

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Sayfa başına git