Otizm’de Psikolojik Destek Çok Önemli!

Otizm’de Psikolojik Destek Çok Önemli!
3 Nisan 2018 tarihinde eklendi, 87 kez okundu.

Amerikan Sağlık Bakanlığı’nın verilerine göre, bugün dünya genelinde okul çağındaki her 88 çocuktan birine otizm teşhisi konuyor. Ülkemizde ise Otizm Platformu’nun öngördüğü verilere göre, tahmini 550 bin otizmli birey bulunuyor. Otizmin hayata katılmaya engel olmadığının altını çizen DoktorTakvimi.com Uzmanlarından Psikolog Nurcan Gonca Okur, otizmle ilgili merak edilenleri cevaplıyor.

Ülkemizde tahminen 550 bin otizmli birey bulunuyor. Bu bireylerin yaklaşık 150 bini ise 0-14 yaş grubunda yer alıyor. Ancak otizmin hayata katılmaya bir engeli olmadığı gibi, otizmli bireyler için aile desteği ve psikolojik destek de büyük önem taşıyor. DoktorTakvimi.com Uzmanlarından Psikolog Nurcan Gonca Okur herkesi bilinçli olmaya davet ediyor.

Otizm nedir?

Nöro-gelişimsel bir hastalık olan otizm, sözlü ve sözsüz iletişimde sıkıntı, basmakalıp ve yineleyici davranışlar, sosyal ilişkilerde sorunlar, kısıtlı ilgi alanları ile karakterize edilen ve bu sınırlılıkların zihinsel yetersizlik veya gelişimsel bir gerilik ile açıklanamadığı bozukluk olarak tanımlanıyor. Ancak otizmin modern araştırmalarının temelini oluşturan Leo Kanner’ın otizmi 1943 yılında tanımlamasından bu yana hastalığın nedenleri tam olarak belirlenebilmiş değil.

Otizmli çocuklar nasıl anlaşılır?

Otizmli çocuklar genellikle yineleyici davranışlar sergiliyor. Örneğin aynı yemeği yiyip aynı kıyafeti giyebiliyorlar. Alıştıkları şeyin aynı kalmasını isteyebiliyor, tanıdık eşyalara bağımlılık gösterebiliyor, kendini sallama gibi bazı davranışlarda bulunabiliyorlar. Otizmli çocukların ilgi alanları ise çok dar. Yani göz teması kurmuyor, yalnız kalmayı tercih ediyor ve ani öfke, korku gibi değişken duygusal davranışlar gösterebiliyorlar. Otizmin tanı ve kabullenme süreci de bazı aileler için sıkıntılı olabiliyor. Otizmle birlikte ortaya çıkan belirsizlik, otizm farkındalığı, toplumda görülme sıklığı, otizmin şiddeti ve süresi gibi faktörlerin ailelerin uyumunu ve tanıyı kabullenmelerini zorlaştırdıkları biliniyor.

Ailelerin otizmli çocuklarına başarılı bir şekilde uyum sağlamalarını kolaylaştıracak, sorunlarının azaltılmasına yardım edecek ve bu sorunlar ile başa çıkmalarını kolaylaştıracak şekilde psikolojik destek almalarının çok önemli olduğunu söyleyen DoktorTakvimi.com Uzmanlarından Psikolog Nurcan Gonca Okur;

“Erken tanı ve tedavi otistik çocukların tam potansiyellerine ulaşmalarına yardımcı olur. Otistik çocukta özel bireysel eğitim çok yararlı olmaktadır. Amaç, çocuğun sorumluluklarını yerine getirebilmesini sağlayan becerileri geliştirmektir.” diyor.

Otizm belirtileri ve davranış örüntüleri farklı derecelerde olabiliyor ve yoğunlukları değişkenlik gösterebiliyor. Ayrıca bireysel belirtiler de zaman içinde değişiklik gösterebiliyor. Bu nedenle eğitimin, otizm tanısı konan kişinin bireysel ihtiyaçları doğrultusunda verilmesi gerekiyor.

Bireysel eğitime yanıt olumlu

Otizmli çocuklar genellikle kendilerine uygun bireysel eğitimlere iyi yanıt veriyor. DoktorTakvimi.com Uzmanlarından Psikolog Nurcan Gonca Okur, en başarılı eğitimin çocuk yaşamına iletişimsel, sosyal, davranışsal, uyum sağlayıcı yönler katan ve aileye yardımcı olan eğitim olduğunun altını çiziyor. Bireysel eğitimin yanı sıra konuşma, fizik ve uğraş terapileri de uygulanabiliyor. Konuşma terapisi çocuğun dil ve sosyal becerilerini geliştirmesine ve daha iyi iletişim kurabilmesine yardımcı olurken, fizik terapi ise koordinasyon ve motor becerilerdeki yetersizlikleri geliştirmeye yardımcı ediyor. Uğraş terapisi ise otizmli çocukların duyma, görme, dokunma, koklama gibi duyulardan gelen bilgiyi daha yönetilebilir yollarla işlemelerini sağlıyor.

Ebeveynlere büyük sorumluluk düşüyor

DoktorTakvimi.com Uzmanlarından Psikolog Nurcan Gonca Okur en önemli şeylerden birinin ailenin otizmli çocuğa olan yaklaşımı olduğunu söylüyor. Hem normal gelişim gösteren çocuklar hem de gelişimsel yetersizlikleri olan çocuklarda anne-çocuk etkileşiminin çocuğun bilişsel, dil ve sosyal gelişimi ile doğrudan ilişkili olduğu yönünde araştırmalar bulunuyor. Duyarlı olma, yanıtlayıcı olma, yönlendirici olma, başarı odaklı olma, etkileşimde sıcak olma gibi ebeveyn özelliklerinin çocukların gelişimlerine iyi geldikleri biliniyor. Hatta ebeveynler, çocuklarının gelişimini takip etmeden diğer herkesten daha fazla etkiye sahip oluyor.

Otizmli çocukların sınırlı düzeyde sosyal becerilere sahip olması, günlük etkileşim içerisinde ebeveyn-çocuk ilişkisinin değerini artırıyor. Bu yüzden ebeveynin dengeli bir etkileşim geliştirmesi ve sürdürmesi gerekiyor.

Etiketler:

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Sayfa başına git